DİNİ BİLGİLER Genel

SAFER’ÜL HAYR AYI

Safer: Kamerî ayların ikincisidir. Osmân-lı’da resmî vesîkalar ile husûsî mektûblarda ve takvîmlerde “Saferü’l-hayr” sûretinde yazılır ve “sad” harfi rumûzuyla gösterilirdi. “el-Ukyânûsu’l-basît fî tercemeti’l-kâmûsi’l-muhît”te Safer için şu îzâhât vardır. “es-Safer: Fethateynle bir ‘illet (hastalık) adıdır ki insânın karnına ‘ârız olup insânın benzini kehrübâ (kehribâr) gibi sarartır.”
Bu ayda oruç ve namâz gibi nâfile ibâdetlerin yanı sıra Safer ayına hâs duâ ve ibâdetler de yapılmalıdır. Bu günâhkâr kulların en büyük silâhı duâsıdır.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Duâ ibâdetin iliği ve özüdür.” (Tirmizî)
“Allâh (c.c.)’un fazl-u kereminden isteyiniz; çünkü istenilmesinden hoşlanır.” (Tirmizî)
“Muhakkak ki Allâh (c.c.), ısrâr ile duâ eden kulunu sever.” buyurmuşlardır. (Taberânî)

SAFER AYINDA HER GÜN OKUNACAK DUÂِ

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm
“E‘ûzü bi’llâhi min şerri hâzâ’z-zamâni ve este‘îzu bihi min şürûri sâiri’z-zamâni ve e‘ûzu bi-celâli vechike ve cemâli kudsike en tücîranî mine’l-belâi fî hâzihi’s-seneti ve
kınâ min şerri mâ-kadayte fîhâ ve ekrimnâ fî’s-saferi yâ ekreme’l-ekramîn. Ezhir vahtim hâzihi’ş-şuhûra ‘aleyye bi’s-selâmeti ve’s-sa‘âdeti ve li-ehli beytî ve li-‘akribâî ve li-cemî‘i ümmeti Muhammedin ‘aleyhi’s-salâtü ve’s-selâmu bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîn. Allâhümme ferricnâ bi-duhûli’s-saferi vahtim lenâ bi’l-hayri ve’z-zafer.”

Türkçe Anlamı:

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla.
Bu zamanın ve diğer zamanların şerrinden Allâh’a sığınıyorum. Senin celâlin ve cemâline sığınıyorum. Bu yılın belâlarından ve o yıl içerisinde hükmettiğin sıkıntılardan Sana sığınıyorum. Ey ikramı bol olan Allâh’ım! Bize Safer ayında ikram et. Ey merhametlilerin en merhametlisi, merhametin hürmetine bu ayları bize, âilemize, akrabamıza ve tüm ümmeti Muhammed (s.a.v.)’e bereket ve aydınlık kıl. Allâh’ım! Safer’in gelişini bize rahatlık kıl. Hayır ve zaferle bitmesini nasîb eyle.

SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂ.ِ

Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahim.
“Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve nebiyyike ve resûlike ve ‘alâ âlihi ve bârik ve sellim. Allâhümme innî e’ûzü bike min şerri hâze’l yevmi ve min külli şirretin ve belâin ve beliyyetin-i’lletî fîhi ve yekûnü fi ‘ilmike yâ Dehru, yâ Deyhâru, yâ Keynânü, yâ Keynûnü, yâ Evvelü, yâ Ebedü, yâ Mübdiü, yâ Mu’îdü, yâ Ze’l-celâli ve ikrâm. Yâ Ze’l-arşi’l mecîdi ente tef’alü mâ türîdü. Allâhümma’hrüsnî bi-‘aynike’lletî lâ-tenâmü fi nefsî ve mâlî ve evlâdî ve dînî ve dünyâye’lleti’btelânî bisuhbetihim bi-hurmeti’l ebrâri ve’l- ahyâri bi- rahmetike yâ Azîzü, yâ Ğaffâru, yâ Kerîmü, yâ Settâru, bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimîn. Allâhümme şedîdü’l kuvâ yâ Şedîdü, yâ Azîzü, yâ Kerîmü, yâ Kebîru, yâ Müte’âlü! Zelleltü bi-‘ızzetike, cemî’ı halkike yâ Muhsinü, yâ Mücmilü, yâ Mütefaddılü, yâ Mün’ımü, yâ Mükrimü lâilâhe illâ ente. Allâhümme yâ Latîfü letafte bi-halki’s semâvâti ve’l-ardı ültuf binâ fi kadâike ve ‘âfinâ min belâike ve lâ- havle ve lâ- kuvvete illâ bike bi-rahmetike yâ Erhame’r Râhimin. Hasbüna’llâhü ve ni’mel vekil lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ bi’llâhi’l Aliyyi’l Azîm. Ve sallallâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ âlihi ve sahbihî ve sellim.”

Türkçe Anlamı:

Rahman ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla. “Ey Allâhım! Peygamberin, Resûlün ve kulun olan Muhammed’e ve âline salât, bereket ve selâm olsun. Ey Allâhım! İlm-i ezelînde kayıtlı olan ve içinde belâ bulunan bugünün şerrinden ve bütün kötülük ve musîbetlerden sana sığınırım. Ey Dehr, ey Deyhâr, ey Keynân, ey Keynûn, ey Evvel, ey Ebed, ey Mübdi’, ey Mu‘îd, ey Celâl ve İkrâm Sahibi, ey Arş-i Mecîd’in Sâhibi Sen dilediğini gerçekleştirirsin. Ey Allâh’ım dînim, evlâdım, malım ve canım husûsunda uyumayan gözden, arkadaşlığı ile mübtelâ kıldığın dünyânın şerrinden mübârek ve hayırlı kimselerin hurmetine beni rahmetinle muhâfaza eyle, ey Azîz, ey Ğaffâr, ey Kerîm, ey Settâr merhametinle ey Merhametlilerin en Merhametlisi. Ey Allâhım! Kuvveti şiddetli olan ey Şedîd, ey Azîz, ey Kerîm, ey Kebîr, ey Müte‘âl! İzzetinle titredim. Ey bütün yarattıklarına İhsan eden, ey Mücmil, ey Mütefaddil, ey Mün‘im, ey Mükrim Senden başka İlâh yok. Ey Allâhım ey Latîf, yerleri ve gökleri yaratmakla ne büyük lütuf ettin. Bir şeye karar verdiğinde de bize güzellikte bulun, bize güzellikler ihsân et, belâlarından bizi kurtar. Senin iznin dışında hiçbir hâl ve kuvvet söz konusu olamaz. Rahmetinle muamele eyle ey Merhametlilerin en Merhametlisi. Allâh’ı noksan sıfatlardan tenzih ederiz, O ne güzel Vekîl’dir. Aliyyü’l Azîm olan Allâh’ın izni dışında hiçbir hâl ve kuvvet yoktur. Ve Muhammed sallallâhü aleyhi veselleme, âline ve ashâbına salât eyle onları selâmette kıl. Âmîn.

SAFER AYININ İLK VE SON ÇARŞAMBA GÜNÜNDE OKUNACAK DUÂ (SELÂM ÂYETLERİ)ِ

E‘ûzu bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm.
Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm.
“Selâmun ‘aleyküm ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rahmeh. (En‘âm, 54)
Selâmun ‘aleyküm bi-mâ sabertüm fe-ni‘me ‘ukbe’d-dâr. (Ra‘d, 24)
Selâmun ‘aleykümu’dhulû’l-cennete bi-mâ küntüm ta‘melûn. (Nahl, 32)
Ve selâmun ‘aleyhi yevme vulide ve yevme yemûtü ve yevme yub‘asü hayyân. (Meryem, 15)
Ve’s selâmu ‘aleyye yevme vulidtü ve yevme emûtü ve yevme üb‘asü hayyâ. (Meryem, 33)
Selâmun ‘aleyke se-estağfiru le-ke rabbî innehu kâne bî hafiyyân. (Meryem, 47)
Ve’s selâmu ‘alâ meni’ttebe‘a’l-hüdâ. (Tâ-hâ, 47)
Ve selâmun ‘alâ ‘ibâdihi’llezîne’stafâ. (Neml, 59)
Selâmun ‘aleyküm lâ-nebteği’l-câhilîn. (Kasas, 55)
Selâmun kavlen min rabbi’r-rahîm. (Yâsîn, 58)
Selâmun ‘alâ Nûhin fî’l-‘âlemîn. İnnâ ke-zâlike neczî’l-muhsinîn. İnnehû min ‘ibâdinâ’l-mü’minîn. (Saffât, 79)
Selâmun ‘alâ İbrâhîm. Ke-zâlike neczî’l-muhsinîn. İnnehu min ‘ibâdinâ’l-mü’minîn. (Saffât, 109-111)
Selâmun ‘alâ Mûsâ ve Hârûn. İnnâ ke-zâlike neczî’l-muhsinîn. İnnehümâ min ‘ibâdinâ’l-mü’minîn. (Saffât, 120)
Selâmun ‘alâ İlyâsîn. İnnâ ke-zâlike neczî’l-muhsinîn. İnnehu min ‘ibâdinâ’l-mü’minîn. (Saffât, 130)
Ve Selâmun ‘alâ’l-mürselîn. (Saffât, 181)
Selâmun ‘aleyküm tıbtüm fe’dhulûhâ hâlidîn. (Zümer, 73)
Selâmun hiye hattâ metla‘i’l-fecri. (Kadir, 5)
Allâhümme bârik fî şehri’s-saferi vahtim le-nâ bi’s-sa‘âdeti ve’z-zaferi.”

Türkçe Anlamı:

Kovulmuş şeytandan Allâh’a sığınırım. Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla.
Selâm sizin üzerinize olsun. Cenâb-ı Hakk rahmeti kendisine farz kıldı.
Selâm sabretmeniz sebebi ile size olsun. Âhiret yurdu ne güzeldir.
Size selâm olsun. Yaptıklarınız sebebi ile cennete giriniz.
Selâm doğduğu, öldüğü ve dirildiği gün onun üzerine olsun.
Selâm doğduğum, öldüğüm ve diriltildiğim gün üzerime olsun.
Sana selâm olsun. Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O bana çok lütufkârdır.
Selâm hidâyete tâbi‘ olana.
Selâm seçkin kullarına.
Selâmet sizin üzerinize olsun. Bizden emin olun. Biz cahillerin ardına düşmeyiz. Rahman olan Rabbimden selâm olsun.
Bütün âlemler içinde Nuh’a selâm olsun. Biz ihsan sahibi kulları böyle mükafatlandırırız. Çünkü O bizim mü’min kullarımızdandı.
Selâm İbrâhîm’e olsun. Biz ihsan sahibi kulları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü O mü’min kullarımızdandı.
Selâm Mûsâ ve Hârûn’a olsun. Biz ihsân sahibi kulları böyle mükâfatlandırırız. Çünkü ikisi de bizim mü’min kullarımızdandı.
Bizden selâm olsun İlyâs’a. Biz ihsân sahiblerini böyle mükâfatlandırırız. Çünkü O mü’min kullarımızdandı.
Selâm bütün peygamberlerimiz üzerine olsun.
Her türlü kederden selâmet sizin üzerinize olsun. Siz tertemizsiniz. Ebedî kalmak üzere cennete girin.
Fecir doğana değin selâmet olsun.
Allâh’ım! Safer ayını bizlere mübârek kıl. Mutluluk ve başarıyla bitmesini nasîb eyle.

(Efendimiz SAV bu ayda ölüm hastalığına tutulmuştur)  Safer ayında Levhi Mahfuz’dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu belalar ve kazalar sene içine yayılmaktadır. Bir dahaki safer ayına kadar bu 320.000 beladan birinin size isabet etmesinden korunmak isterseniz, aşağıda tarif edilen namazları kılınız, tesbihatları yapınız. Aile efradınıza ve çevrenize de tavsiye ediniz. Bu namazları kılanların, bir dahaki sene aynı güne kadar (üzerine kat’i yazılmış yani ALLAH’ın Teâlâ’nın C.C., senin üzerinde gerçekleşmesine kesin hüküm verdiği kazalar müstesna) kazalardan korunacağı rivayeti vardır.

SAFER AYINDA KILINACAK NAMAZLAR

 

 SAFER AYININ İLK GECE NAMAZI

Safer ayının ilk gecesinde yatsıdan sonra vitirden önce dört rekat namaz kılınıp birinci rekatta Fâtihâ’dan sonra on bir kere Kâfirûn Sûresi, ikinci rekatta on bir kere İhlâs Sûresi, üçüncü rekatta on bir kere Felak Sûresi, dördüncü rekatta on bir kere Nâs Sûresi okunur, selamdan sonra yetmiş kere:

“Allâh-u Te alâ noksan sıfatlardan münezzehtir. Bütün hamdler Allâh-u Te alâ’ya mahsustur. Allâh-u Te alâ’dan başka hiçbir ilâh yoktur ve Allâh-u Te alâ en büyüktür. Allâh’ın yardımı olma­dan hiçbir günahtan dönüş, hiçbir ibâdete de kuvvet yoktur” tesbihi okunur, peşine de yetmiş kere:

“Ancak Sana ibadet (ve kulluk) ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz!” âyet-i kerîmesi oku­nur. (Muhammed ibni Hatîrüddîn, el-Cevâhiru’l-hams, sh:50-52; İbrâhîm el-Ensârî, Rava’z-zam’ânfifedâili’l-eşhuri ve’l-ey- yâm, sh:4; Muhammed Âbidîn, Tenbîhu’l-kulûbi’n-naime ale’l-evrâdi’d-dâime, sh:71-72; Mahmud Sâmî, el-Ed‘iye ve’l-ezkâr)

Bu hayırlı ayın son çarşamba gecesi veya günü,her türlü(zelzele,sel,yangın,savaş,fırtına) gibi  muhafaza olmak için;

Safer ayının ilk ve son çarşamba günü, öğlen ve ikindi namazı arasında kılınacak namazdır;
1 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi
2 Rekât : Fatiha’dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi
Bu namazdan sonra 100 kere “Yâ dâfia’l-belâyâ, idfâ anna’l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü’r-Râhimin, inneke alâ külli şey’in kadir”okunmalı ve dua edilmelidir.

Safer ayının ilk ve son çarşamba gününün gecesinde, kılınacak namazdır;

1 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 17 Kevser Sûresi
2 Rekât : Fatiha’dan Sonda; 5 İhlâs Sûresi
3 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 1 Felâk Sûresi
4 Rekât : Fatiha’dan Sonra ; 1 Nâs Sûresi

Yine Korunmak için;

Ayet-el Kûrsi:

Evden çıkarken ve eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalıdır: Evden çıkarken okuyan her işinde muvaffak olur ve hayırlı işleri başarır. Evine gelince okursan iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir. Bir kimse evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi’yi okursa, Hakk Teâlâ yetmiş Meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar ederler.

Evden çıkarken üç kere: “BİSMİLLAHİ HASBİYALLAHİ LAİLAHE İLLA HÛ ALEYHİ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBİL ARŞİL AZİYM” söylenmelidir.

 Safer ayında her gün mutlaka 100 kere “LA HÂVLE VELÂ KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM” denilmelidir. Günde 100 kere söyleyenden, en hafifi fakirlik olmak üzere 70 çeşit bela, musibet kaldırılır.

 Ayrıca yine safer ayında (ve her zaman) her gün mutlaka 100 kere salâvat getirmek lazımdır. salâvat çok bela ve musibetleri çevirir, dünya ve Ahirette kurtuluşuna sebep olur. En EFDÂL Salâvat’ı Şerife: “ELLAHÜMME sâlli âla seyyidina Muhammedin ve ve âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike ve adade me’lumatike ve bârik ve sellim”

 ALLAH’u Teâlâ’yı devamlı zikretmek lazımdır. Zira ALLAH’u Teâlâ’yı zikretmek en büyük ibadettir, belaları musibetleri çevirir. En efdal zikir “LA İLAHE İLLALLAH” dır.

 Enes bin Mâlik’e (r.a.) Peygamberimizin (s.a.v.) öğrettiği çok tesirli bir dua:

Bu duayı sabah (mümkünse güneş doğmadan) 3 kere ve akşam güneş battıktan hemen sonra okuyan, korkmaya tek layık olan yalnız ALLAH’tan C.C. korksun . Başta zalim devlet başkanı , şeytan, cin ve insanların şerrinden, büyü ve efsunlardan hiçbiri ALLAH’ın C.C. izniyle hiçbir şekilde zarar veremez. Hz Osman’dan RA bildirildiğine göre ani belalardan da korunur. Ayrıca zehir verilse tesir etmez ALLAH’ın izniyle(hergün okumak lazımdır):

Bismillahillezi Lâ Yedurrü meâs mihi şey-ün fil-erdi ve lâ fissemai ve hüves semiül âliym

 SAFER AYI DUASI

Allahümme ferricna biduhulis safer, vahtimlena bilhayri vezzafer. 

Safer ayı cezaların indiği bir aydır. Bunun için ilk gün hemen yukarıdaki duayı okuyup, oruçlu olmak ve çok sadaka vermek lazımdır.

Peygamber Efendimiz (sav) safer ayının ilk çarşambası ve son çarşambası şu duayı 100 defa okumamızı tavsiye buyuruyorlar;

Ya dafial belaya idfa’annel belaya, fallahu hayrun hafizan ve huve erhamurrahimin. İnneke ala külli şey’in kadir.

Manası:Ey belaları defeden (Allah’ım)! Bizden belları uzak eyle. Allah (c.c) muhafa edenlerin en hayırlısı ve o merhametlilerin en merhametlisidir. O herşeye gücü yetendir.

*Muharrem ayının bitişi Safer ayının başlangıcı neyi işaret ediyor.

Hemen başta belirtelim ki İslamiyette uğursuzluk yoktur. Böyle şeyler Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta vardır. Mesela Hıristiyanlar, “13” rakamının uğursuzluk getirdiğine inanırlar.
İmam­ı Gazali hazretleri, (Uğursuzluğa inanmak şeytandandır) buyuruyor. Eskiden, Arabistan’da yolculuğa çıkarken, bir kuş uçururlardı. Kuş sağa uçarsa, uğurlu sayıp, yola
devam ederler, sola uçarsa, uğursuz sayıp geri dönerlerdi. Hazret­i İkrime anlatır:

“Bir kuş ötüp geçtiğinde, oradakiler yorumda bulundular. İbni Abbas hazretleri de, (Hayra da, şerre de alamet değildir) buyurdu. Bir olayı hayra yormakta ise mahzur yoktur. Çünkü
Peygamber efendimiz, gördüğü şeyleri hayra yorardı. Hiçbir şeyi uğursuz saymazdı.” (İ. Ahmed)

Bir şeyi uğursuzluğa yormak uygun değil, ancak “Şu iş veya şu ev bana uğursuz geldi” gibi sözleri söylemekte mahzur yoktur. Hadis­i şeriflerde buyuruldu ki:
(Müslümanlıkta uğursuzluk [bir şeyi kötüye yorumlamak] yoktur.) [Mektubat­ı Rabbani 3/41]

(Bir şeyi uğursuzluğa yorma, hayra yor! Sizden biriniz, hoşuna gitmeyen uğursuzluk zannettiği bir şey görünce, şöyle desin: “Ya Rabbi! İyilikleri veren, kötülükleri defeden ancak sensin. Lâ
havle velâ kuvvete illâ bike.”) [Beyheki] (Yumuşak muamele uğurluluk [iyilik], sert davranmak uğursuzluk [kötülük] getirir.) [Harâiti]

Muharrem ayı bitti şimdi Safer ayındayız. Bazıları da bu ayı uğursuz sayıyor. Safer ayının uğursuz olduğu doğru değildir. Dinimizde uğursuz gün veya ay yoktur. Mektubat­ı Rabbanidebildiriliyor ki: “Günlerin uğursuzluğu, âlemlere rahmet olan Muhammed aleyhisselâmın gelmesi ile bitmiştir. Uğursuz günler, eski ümmetlerde vardı. Bir hadis­i şerif meali şöyledir: (Günler, Allah’ın günleridir, kullar da, Allah’ın kullarıdır.) [1/256] Yani, Allahü teâlâ kulu da, günleri de, ayları da uğursuz olarak yaratmadı. Kul, dinimizin emrine uymayıp uğursuz şeyler yaparsa, uğursuz kimse olur. Bazı günlerde kötü şeyler yaparsa, o günler ona uğursuz gelmiş olur.

Ruhul­beyan’da, Tevbe suresi, 37. âyetinin tefsirinde diyor ki:

“Resulullah teşrif edince, günlerin müminlere uğursuz olmaları kalmadı.”